← Yazılar

Ürün yönetimi kılavuzu 2: üründe bulunması gereken temel teknolojiler

Agile, Kanban, prototipleme, A/B testleri, versiyon kontrolü, CRM ve ödeme sistemleri. Teknik ürün yöneticisinin neyi neden bilmesi gerekiyor.

·8 dk okuma·İlk olarak LinkedIn üzerinde yayımlandı

Bu yazının İngilizce sürümü de var

İçindekiler
  1. Agile ve Scrum Kavramları
  2. Proje Yönetim Araçları
  3. Kanban Kavramı
  4. Tasarım Programları Ve Prototipleme
  5. A/B Testleri ve Optimizasyon Araçları
  6. Temel Programlama Bilgisi Ve API Benzeri Kavramlar
  7. Versiyon Kontrol Sistemleri
  8. CRM ve Müşteri Geri Bildirim Araçları
  9. E-ticaret ve Ödeme Sistemleri

Ürün yönetimi kılavuzu 2: üründe bulunması gereken temel teknolojiler

İyi bir teknik ürün yöneticisinin iki kritik yeteneği çok gelişmiş olmalı: profesyonel iletişim becerisi ve teknik bilgi yeterliliği. Bugün teknik bilginin neden bu kadar önemli olduğunu konuşacağız.

Bir projenin içinde yer alıyorsanız veya bir işte çalışıyorsanız, girişimlerde yapılan en büyük hatalardan birinin iyi planlama yapmadan, hedef belirlemeden, eldeki malzemelerle belirsiz bir yola çıkmak olduğunu bilirsiniz. Bu, genellikle her şeyi bir ürüne eklemeye çalışan girişimlerde görülür. Öte yandan, yüksek bütçelerle ve yatırımlarla yola çıkan girişimler de plansızlık yüzünden büyük kayıplar verebilir ve kurtuluş için bir planları olmaz.

Örneğin, bir üründe müşteriye neyin ücretli neyin ücretsiz sunulacağı belli değildir veya ödeme sistemleri planlanmamıştır. Bu bölümde, dijital ürünlerde yaygın olarak kullanılan ve ürün yöneticisinin iyi düzeyde bilgi sahibi olması gereken teknolojilere değineceğiz.

Agile ve Scrum Kavramları

Agile ve Scrum kavramlarını şöyle düşünebiliriz. Önümüzde girmemiz gereken bir üniversite sınavı var ve bizim bu sınava kadar tüm konuları bitirmemiz lazım. Ancak bu, sadece büyük bir hedefin bir parçası. Konuları bitirmenin ötesinde, konuları anlama ve uygulama yeteneği de önemli.

Agile, sınava hazırlık sürecimizin genel prensiplerini belirler. Bu sürecin esnek, adapte olabilir ve sürekli iyileştirmeye açık olmasını sağlar. Diyelim ki, bir ders programı oluşturduk ama bir süre sonra bu programın çok yoğun veya verimsiz olduğunu fark ettik. Agile yaklaşımı sayesinde, programımızı revize edebilir, daha etkili hale getirebiliriz.

Scrum ise, bu hazırlık sürecinde kullanacağımız belirli bir çerçevedir. Scrum’u, her hafta ya da her iki haftada bir yapılan deneme sınavlarına benzetebiliriz. Her bir deneme sınavı, bir “Sprint” olur. Bu Sprint’lerde, belirli konuları bitirme ve anlama hedefiyle çalışırız. Her Sprint sonunda, o konuyla ilgili ne kadar ilerlediğimizi ve neleri daha iyi yapabileceğimizi gözden geçiririz. Bu geri bildirim döngüleri sayesinde, eksik olduğumuz konuları erken fark edip, hızla düzeltme şansı buluruz.

Bu yaklaşımın en büyük avantajı, büyük bir hedefe adım adım, daha yönetilebilir parçalar halinde ulaşmamıza olanak sağlamasıdır. Böylece sınava kadar olan süreci daha az stresli, daha planlı ve daha verimli geçiririz. Agile ve Scrum sayesinde, sadece hedefimize ulaşmakla kalmayıp, bu yolculuğu da en iyi şekilde yönetmiş oluruz.

Makale içeriği

Proje Yönetim Araçları

Yukarıda bahsettiğimiz Scrum tekniğini uygularken görevlerimizin takibini yapabilmemizi kolaylaştıran belli başlı araçlar vardır. Örneğin tüm kurumsal firmalarda Jira denilen bir görev yönetim sistemi kullanılır. Jira’nın alternatifi olarak birçok sistem bulunmaktadır. Trello, ClickUp vb. birçok sistem bu şekilde kullanılmaktadır.

Kanban Kavramı

Kanban’ı da bu süreçte nasıl daha verimli çalışabileceğimizi gösteren bir başka yöntem olarak düşünebiliriz. Kanban, işlerin akışını görselleştirmemize ve yönetmemize yardımcı olan bir sistemdir. Sınava hazırlık sürecinde, Kanban tahtasını bir çalışma planı gibi kullanabiliriz. Bu tahta, “Yapılacaklar”, “Yapılıyor” ve “Tamamlandı” gibi sütunlardan oluşur. Her konu veya çalışma başlığı için bir kart oluşturur ve bu kartları ilgili sütunlara taşırız.

Bu sistem sayesinde, hangi konular üzerinde çalışmamız gerektiğini, hangi konuların üzerinde çalıştığımızı ve hangilerini tamamladığımızı kolayca görebiliriz. Kanban, sürekli olarak iş yükümüzü ve önceliklerimizi gözden geçirmemize olanak tanır, böylece sınava hazırlık sürecinde daha düzenli ve verimli olabiliriz.

Özetle, Agile ve Scrum ile sınav hazırlık sürecimizi esnek ve iyileştirmeye açık bir şekilde planlarken, Kanban ile bu sürecin her adımını görselleştirip yönetebiliriz. Bu yöntemler, büyük bir hedefe adım adım ve daha organize bir şekilde ulaşmamızı sağlar.

Makale içeriği

Tasarım Programları Ve Prototipleme

Tasarım programları kafamızdaki ürünü prototiplemeye yarayan araçlardır. Örneğin bir mobil uygulama fikrimiz var ve gerçekteki kullanıcı deneyimini merak ediyoruz. Bunu belli tasarım programlarıyla yapabiliriz. Bu konuda dünyada en çok Figma ve Adobe XD kullanılmakta. Kullanıcı deneyimi dediğimiz şeyle ilk olarak burada karşılaşırız. Kullanıcının kafamızdaki ürüne vereceği anlamlı ilk tepki prototip tasarımdan sonra ortaya çıkar.

Makale içeriği

A/B Testleri ve Optimizasyon Araçları

A/B testi dediğimiz şey şudur: Diyelim ki bir gökdelen yaptınız ve asansörler nasıl olmalı diye karar veremediniz. Hem işlevsellik hem de estetik olarak binayı kullanacak insanların hangi asansör tipini tercih edeceğini bilmiyorsunuz. Bu durumda, iki farklı asansör tasarımı yapar ve kullanıcıları bu tasarımlarla tanıştırırsınız. Binanın bazı katlarında birinci asansör tipi, diğer katlarda ise ikinci asansör tipi kullanılır. Kullanıcıların hangi asansörü daha çok tercih ettiğini, hangi asansörün daha işlevsel ve estetik bulunduğunu gözlemler ve elde ettiğiniz veriler doğrultusunda en uygun seçimi yaparsınız.

Dijital dünyada A/B testleri, bir web sitesinin veya uygulamanın iki veya daha fazla varyasyonunu kullanıcılara göstererek hangisinin daha iyi performans gösterdiğini belirlemek için kullanılır. Örneğin, bir web sitesinin ana sayfasında iki farklı buton rengi deneyebiliriz: biri kırmızı, diğeri mavi. Kullanıcıların hangi butonla daha fazla etkileşime geçtiğini, hangi rengin daha fazla tıklama aldığını analiz ederek, en etkili buton rengini belirleriz.

Optimizasyon araçları A/B testlerinin verimli bir şekilde yapılmasını ve sonuçlarının analiz edilmesini sağlar. Google Optimize, Optimizely gibi araçlar, A/B testleri oluşturma, yönetme ve sonuçları analiz etme süreçlerini kolaylaştırır. Bu araçlar sayesinde, kullanıcı davranışlarını detaylı bir şekilde inceleyebilir, hangi varyasyonun daha başarılı olduğunu belirleyebilir ve elde ettiğiniz verilerle web sitenizi veya uygulamanızı optimize edebilirsiniz.

Makale içeriği

Temel Programlama Bilgisi Ve API Benzeri Kavramlar

Temel programlama bilgisi ürün yönetimi için oldukça gereklidir. Örneğin kuyruk sistemlerini bilmeden ölçeklenmeyi planlayamazsınız. API kavramlarını bilmeden entegrasyon nedir anlayamazsınız. Bundan ötürü her ürün yöneticisi JSON, XML, API, kuyruk sistemleri, sunucu, istemci vb. birçok kavramı temel seviyede bilmelidir. Bu kavramlarda ne kadar derinleşirse teknik ekip ile o kadar senkron çalışabilir. Örneğin, bir mobil uygulamanın bir sunucu ile veri alışverişi yapması gerektiğinde, API’ların nasıl kullanılacağını ve JSON formatında veri alışverişinin nasıl yapılacağını bilmek, sürecin daha verimli ilerlemesini sağlar. Veritabanlarında verilerin nasıl tutulduğunu bilmesi, veritabanı türlerini bilmesi de çok önemlidir. Çünkü günümüz veri çağında hangi verilerin nasıl analiz edilebileceğine karar verecek kişi de ürün yöneticisidir. İlişkisel veritabanı nedir, ilişkisel olmayan veritabanı nedir, realtime veritabanı nedir… gibi şeyleri araştırarak öğrenmelidir.

Hatta bu konuda iddialı bir laf etmem gerekirse, iyi bir backend developer geçmişi olan fakat yazılımcı kafasından çıkabilmiş ürün yöneticisi, diğerlerine oldukça fark atabilir.

Versiyon Kontrol Sistemleri

Versiyon Kontrol Sistemleri, yazılım geliştirmede kritik bir rol oynar. Versiyonlama dediğimiz kavram, yıllar içinde şu sebeplerle ortaya çıkmıştır: Örneğin, hayatımızda da benzer bir durumla karşılaşabiliriz. Diyelim ki bir arkadaşınızın evinde çok güzel bir tarif öğrendiniz ve bu tarifi denemek istiyorsunuz. Tarifi bir deftere yazıyorsunuz ve zamanla tarife çeşitli değişiklikler ekliyorsunuz; belki baharat miktarını değiştiriyorsunuz, belki bir malzeme ekliyorsunuz. Her seferinde, hangi değişiklikleri yaptığınızı not alıyorsunuz ve eski tariflerle karşılaştırıyorsunuz.

Eğer bir gün tarifi yeniden yapmak isterseniz, geçmişteki değişiklikleri inceleyebilir ve hangi versiyonun en lezzetli olduğunu bulabilirsiniz. Eğer bir değişiklikten sonra tarif kötüleşirse, önceki, daha başarılı tariflere geri dönme şansınız olur.

Bu aynı şekilde yazılım geliştirmede de geçerlidir. Bir projede kod üzerinde yapılan değişiklikleri düzenli olarak kaydedip takip edebilmek, hataları geri alabilmek ve ilerlemeyi gözlemleyebilmek için versiyon kontrol sistemleri kullanılır. Böylece, ekip üyeleri birbirlerinin yaptığı değişiklikleri kolayca görebilir ve projeyi daha düzenli bir şekilde yönetebilirler.

Makale içeriği

CRM ve Müşteri Geri Bildirim Araçları

CRM yani Customer Relationship Management dediğimiz kavram Türkçe’ye çevrildiğinde Müşteri İlişkileri Yönetimi anlamına gelmektedir. Yine bir örnekle size bunu anlatmak istiyorum. Diyelim ki bir e-ticaret firmasısınız. Her gün yüzlerce müşteriye ürün satıyorsunuz ve daha fazla müşteriye ürün satmayı hedefliyorsunuz. Müşterilerinizden şikayet, teşekkür ya da tavsiye niteliğinde geri dönüşler alacaksınız. Bunları kontrollü bir şekilde yönetmek için CRM araçları bulunmaktadır. Bunların temel amacı müşterinin geri bildirimini doğru yönetmektir. Mesela müşteri teknik bir problemle karşılaştıysa müşterinin karşılaştığı teknik problemi hızlı ve etkili bir şekilde çözmek için CRM araçları, problemi kaydeder ve ilgili destek ekibine iletir. Bu süreçte, müşterinin problemiyle ilgili tüm bilgileri ve etkileşimleri tek bir yerde toplar, böylece destek ekibi sorunun kök nedenini belirleyebilir ve çözüm sürecini daha verimli bir şekilde yönetebilir.

CRM sistemleri, ayrıca müşteri geri bildirimlerini kategorize etme ve analiz etme imkanı sunar. Örneğin, müşteri şikayetleri, teşekkür mesajları ve tavsiyeler ayrı ayrı kategorilere ayrılarak, hangi alanlarda iyileştirme yapılması gerektiği veya hangi ürünlerin müşteriler tarafından beğenildiği konusunda bilgi sağlar. Bu bilgiler, stratejik kararlar alırken kullanılabilir, ürün geliştirme süreçlerini yönlendirebilir ve müşteri memnuniyetini artırabilir.

E-ticaret ve Ödeme Sistemleri

Bir ürünü gerçekten ürün yapan şey, onun ticari niteliğidir. Eğer bu ticari yönü olmasaydı, ürün sadece bir sanat eseri ya da kıymetsiz bir varlık olarak kalırdı. Dijital ürünler de bu bağlamda önemlidir. Örneğin, uygulamalar aracılığıyla sunduğumuz ve insanların hayatını kolaylaştıran hizmetler, çeviri, fotoğraf düzenleme ve daha fazlası, bu ürünlerin değerini belirler. Ancak, bu tür hizmetlerin kullanıcılar tarafından erişilebilir ve kullanılabilir olabilmesi için ödeme sistemleri kritik bir rol oynar.

Ödeme sistemleri, dijital ürünlerin kullanıcıların hayatına entegre olmasını sağlayan temel unsurlardan biridir. Bu sistemler sayesinde, kullanıcılar sadece bir tıklama ile ihtiyaç duydukları hizmetlere ulaşabilirler. Örneğin, bir dil çeviri uygulamasında metin çevirmek için birkaç dokunuş yeterli olur. İşte bu noktada, arka planda çalışan ödeme sistemleri, kullanıcıların bu hizmetler için güvenli ve hızlı bir şekilde ödeme yapabilmesini sağlar. Dijital ürünlerin sunduğu kolaylık ve verimlilik, ödeme sistemlerinin sağladığı güvenli ve kullanıcı dostu altyapı ile birleştiğinde, gerçek anlamda işlevsel hale gelir.

Bir teknik ürün yöneticisi ödeme sistemlerinin temel çalışma mantığını ve entegrasyon altyapısını bilmelidir. Zaten dünyadaki tüm ödeme sistemleri birbirine çok benzer mekaniğe sahiptir.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.